
Jale İnan ve Müfid Mansel’in yaktığı ateş: Antik Side
Antik Side Manavgat kıyısında uzanan eşsiz bir yerdir. Çocukluğumdan beri ara ara uğradığım, son yıllarda ise gelişimini takip edebilmek adına yılda 1-2 kez gitmeye çalıştığım bir kent. Bir Pamfilya kenti olan Side, Roma döneminde zenginleşmiş bir liman kentidir. Antalya merkezden yaklaşık olarak 75 km mesafede, 1 saat 10 dakikalık bir yolculukla buraya ulaşabilirsiniz. Giriş için Müzekart gerekli, her gün açık olan bir müze, yaz aylarında gece müzeciliğinin uygulandığı bir yer; yaz sezonu dışında giriş-çıkış saatlerine dikkat etmek gerekiyor. Aracınızı uygun ücretli ören yeri otoparkına koyup hemen yan kısımdan giriş yapabiliyorsunuz.

Tiyatro, hamamlar, sütunlu cadde, nymphaeum (anıtsal çeşme), agora, su kemerleri, liman bölümü, Apollon Tapınağı, Vespasianus Anıtı.. Bunların hepsi içeride sizi bekliyor; örneğin Side’nin sembolü Apollon Tapınağı MS 150 civarında Pax Romana (Roma Barışı) döneminde inşa edilmiş bir yapı. Antik Side Roma’nın zenginliği ve refahından payını cömertçe almış, tam anlamıyla planlı ve sistemli bir kent.
İçeride restaurant, cafeler ve butik dükkanların yer aldığı turistik ve sosyal bir yer olan Antik Side’de son ziyaretimde dikkatimi çeken şey etraflıca bir restorasyon çalışmasının olmasıydı. Tiyatro ve bazı alanlar ziyarete kapalıydı, 4 adet vinç ve kalabalık bir ekip yoğun biçimde çalışıyorlardı. Sezon hazırlıklarından ötürü Ord. Prof. Dr. Arif Müfid Mansel Müzesi ziyarete kapalıydı, ancak bazı heykel ve eserlerin sergilendiği diğer müze ziyarete açık. Bu iki müze kentin içerisinde yer alıyor, sadece girişleri ayrı olarak yapılıyor. Yani içeri girdiğinizde bu iki yere mutlaka uğrayın. Arif Müfid Mansel, ülkemizin yetiştirdiği ilk arkeologlardan ve 1947 yılında kazıları başlatan kişi; yanısıra Prof. Dr. Jale İnan, Mansel’in ardından kazı başkanlığı yapan ve Side’ye büyük emek veren bir diğer kıymetli hocamız.

Ekrem Akurgal’a göre Roma İmparatorluğu’nun çöküşü Side’yi etkilemiş, kent yoksullaşmış ve kentin ortasından bir iç duvar çekilerek yüzölçümü yarıya indirilmiştir (4.yy). 5. ve 6. yüzyıllarda ise Side bir piskoposluk merkezi olmuş ve yeniden canlanmıştır. Ziyaretim sırasında bu antik kentin nasıl yıllar boyunca serpildiğini ve güzelleştiğini düşündüm. Manavgat’ın bir turizm ve kültürel miras merkezi olarak gelişmesinde şüphesiz Side’nin önemi çok büyük. Burayı düzenli ziyaret etmeye devam edelim dostlar, geziyle kalın..


